Kleptomani (Çalma Hastalığı) Nedir? Tedavisi Nasıldır?
Kleptomani çoğu kişinin adını duyduğu ama ne olduğunu tam olarak bilmediği rahatsızlıklardan biridir. Günlük dilde sık sık çalma hastalığı ya da basit bir hırsızlık olarak anılır fakat gerçekte bundan çok daha farklı bir durumu anlatır. Kişinin ihtiyacı olmadığı halde bir şeyi alma dürtüsüne karşı koyamaması hem yaşayan kişi hem de çevresi için kafa karıştırıcı ve zorlayıcı olabilir.
Kleptomani Nedir?
Kleptomani kişinin kişisel kullanımı ya da maddi değeri için ihtiyaç duymadığı eşyaları çalma dürtüsüne karşı koyamamasıyla seyreden bir ruhsal rahatsızlıktır. Dürtü kontrol bozuklukları arasında yer alır ve çalma davranışı çoğu zaman önceden planlanmaz. Kişi o anda ortaya çıkan yoğun bir dürtünün etkisiyle hareket eder. Kleptomaniyi sıradan hırsızlıktan ayıran en önemli nokta davranışın arkasındaki motivasyondur. Hırsızlıkta amaç genellikle maddi kazanç sağlamak ya da bir ihtiyacı karşılamaktır. Kleptomanide ise çalınan şeyin kendisi ikinci plandadır. Asıl mesele dürtünün yarattığı gerilimin ve bu gerilimin ardından gelen rahatlamanın yaşanmasıdır. Bu yüzden çalınan eşyalar çoğu zaman kullanılmaz, saklanır, başkalarına verilir ya da gizlice geri bırakılır.
Kleptomani Belirtileri Nelerdir?
Kleptomaninin belirtileri davranışın kendisiyle birlikte öncesinde ve sonrasında yaşanan duygusal döngüde kendini gösterir. Bu döngü genellikle üç aşamada ilerler. Önce yoğun bir gerilim ve çalma isteği hissedilir. Sonrasında çalma eylemi gerçekleşir ve kişi bir haz ya da rahatlama yaşar. Son aşamada ise suçluluk, utanç, korku ya da kendinden nefret etme duyguları baş gösterir. Bu döngü tekrarlandıkça kişi kendini kısır bir çemberin içinde bulabilir.
Belirtiler arasında en sık görülenler şunlardır:
● Çalma dürtüsüne tekrar tekrar direnememe
● Çalmadan hemen önce artan gerilim ve huzursuzluk hissi
● Çalma sırasında ya da hemen sonrasında haz, tatmin veya rahatlama yaşama
● Çalınan eşyalara ihtiyaç duymama ve çoğu zaman maddi değerinin önemsiz olması
● Çalınan eşyaları kullanmayıp saklama, gizleme, hediye etme veya geri bırakma
● Davranışın ardından yoğun suçluluk, pişmanlık ve utanç duyma
● Yakalanma ve hukuki sonuçlarla karşılaşma korkusuna rağmen davranışı sürdürme
● Davranışı gizlemek için yalan söyleme ve bunu çevreden saklama çabası
Kleptomaninin bir diğer ayırt edici yönü çalma eyleminin tek başına ve çoğunlukla plansız gerçekleşmesidir. Kişi genellikle bir arkadaşıyla ya da suç ortağıyla hareket etmez eylem öfke, intikam ya da bir başkasını etkileme amacı da taşımaz.
Kleptomani Neden Olur?
Kleptomaninin kesin nedeni henüz tam olarak bilinmiyor. Araştırmalar tek bir etkenden çok biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını düşündürüyor.
Biyolojik Nedenler
Biyolojik açıdan bakıldığında beyindeki bazı kimyasal dengelerin rol oynadığı düşünülür. Serotonin, dopamin ve opioid sistemleri dürtü kontrolü, ödül mekanizması ve haz duygusuyla ilişkilidir. Bu sistemlerdeki farklılıklar kişinin dürtülerine karşı koyma gücünü etkileyebilir. Kleptomaninin madde kullanım bozukluklarıyla benzer bir ödül döngüsü üzerinden işlediğini öne süren görüşler de vardır. Genetik yatkınlık da göz ardı edilmez; ailesinde madde kullanım bozukluğu, depresyon ya da dürtü kontrol sorunu olan kişilerde risk daha yüksek bulunabilir.
Psikolojik Nedenler
Psikolojik açıdan ise kleptomani çoğu zaman yoğun duygularla başa çıkma çabasının bir parçası olarak ortaya çıkar. Stres, kaygı, boşluk hissi ya da duygusal acı karşısında yaşanan gerginlik, çalma eylemiyle geçici olarak hafifler. Bu geçici rahatlama davranışı pekiştirir ve döngü zamanla yerleşir. Depresyon, anksiyete, yeme bozuklukları ve obsesif kompulsif belirtiler gibi eşlik eden ruhsal sorunlar da tabloyu güçlendirebilir.
Kleptomani ile Hırsızlık Arasındaki Fark Nedir?
İki davranış dışarıdan benzer görünse de arkasındaki motivasyon tamamen farklıdır. Hırsızlıkta kişi genellikle bir kazanç elde etmek, bir ihtiyacı karşılamak ya da çaldığı şeyi kullanmak ister. Davranış çoğu zaman önceden planlanır, bazen birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirilir ve kişi eylemi bilinçli bir tercih olarak yapar. Yakalanma ihtimali düşünüldüğünde risk hesabı yapılır.
Kleptomanide ise çalınan nesnenin kendisi çoğu zaman önemsizdir. Kişi o eşyaya ihtiyaç duymaz, maddi değeri de belirleyici değildir. Eylem plansız ve genellikle tek başına gerçekleşir. Asıl itici güç çalmadan önceki gerilimin ve sonrasındaki rahatlamanın yaşanmasıdır. Kişi yakalanma riskini bildiği halde dürtüye karşı koyamaz ve ardından yoğun suçluluk ve utanç duyar. Çalınan eşyalar çoğunlukla kullanılmaz, saklanır, hediye edilir ya da geri bırakılır.
Kleptomani Tedavisi Nasıldır?
Kleptomani tedavi edilebilen bir durumdur. Tedavi planı kişinin belirtilerine, eşlik eden sorunlara ve ihtiyaçlarına göre şekillenir. Genellikle psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte ya da ayrı ayrı uygulanır. Psikoterapi tedavinin temelini oluşturur. Bilişsel davranışçı terapi en çok başvurulan yöntemlerdendir. Bu yaklaşımda kişi dürtüyü tetikleyen düşünce ve durumları fark etmeyi, gerilimle başa çıkmanın daha sağlıklı yollarını öğrenmeyi hedefler. Duyarsızlaştırma, davranışsal alternatifler geliştirme ve dürtü yönetimi gibi teknikler de sürece eklenebilir. Bazı durumlarda aile desteği ya da grup terapileri de faydalı olur.
İlaç tedavisinde ise doktor kişinin durumuna göre serotonin sistemini etkileyen antidepresanlar, opioid antagonistleri ya da duygudurum düzenleyiciler gibi seçenekleri değerlendirebilir. İlaçların seçimi ve dozu mutlaka uzman kontrolünde belirlenmelidir; eşlik eden depresyon veya anksiyete varsa onların tedavisi de sürecin önemli bir parçasıdır.
Kleptomani Kimlerde Görülür? Risk Faktörleri Nelerdir?
Kleptomani nispeten nadir görülen bir durumdur ve genel nüfusun yaklaşık yüzde 0,3 ile 0,6'sını etkilediği tahmin edilir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık bildirilir. Fakat utanç ve damgalanma korkusu nedeniyle birçok kişi uzmana başvurmadığı için gerçek oranın bilinenden yüksek olabileceği düşünülür. Genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar ama ilk belirtilerin ileri yaşlarda ortaya çıktığı durumlar da vardır. Bazı kişiler yıllarca fark edilmeden bu döngüyü yaşar ve tanı çok geç konur.
Risk faktörleri arasında ailede kleptomani madde kullanım bozukluğu, depresyon ya da dürtü kontrol sorunu öyküsü bulunması sayılabilir. Bunun yanında yeme bozuklukları, anksiyete, bipolar bozukluk ve diğer dürtü kontrol sorunlarına sahip olmak da riski artırabilir. Yoğun stres dönemleri, travmatik yaşantılar, ağır kayıplar ve duygusal boşluk hissi de durumu tetikleyebilir. Nadiren beyin hasarı ya da bazı nörolojik rahatsızlıklarla ilişkili olarak da ortaya çıkabilir.
Kleptomani Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tedavi edilmeyen kleptomani zamanla hem kişinin ruh sağlığını hem de yaşamının birçok alanını olumsuz etkileyebilir. Kısır döngü sürdükçe suçluluk ve utanç artar. Bu da depresyon, kaygı bozuklukları ve düşük özgüvenle sonuçlanabilir. Yoğun duygusal yük bazı kişilerde madde kullanımına ya da kendine zarar verme düşüncelerine kadar uzanabilir. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden profesyonel destek almak çok önemlidir. Hukuki sorunlar da ciddi bir risktir. Tekrarlayan çalma davranışı yakalanmaya, para cezalarına, adli süreçlere ve sabıka kaydına yol açabilir. Bu durum iş hayatını ve gelecek planlarını doğrudan etkiler.
Sosyal ilişkiler de bundan zarar görür. Davranışı gizlemek için söylenen yalanlar güveni sarsar, utanç kişiyi çevresinden uzaklaştırır. Aile ve partner ilişkilerinde gerilim artar, kişi giderek yalnızlaşabilir. Tüm bunlara rağmen önemli bir gerçek var ki kleptomani doğru destekle yönetilebilen bir durumdur. Tedaviye başlamak için hiçbir zaman geç değildir.
İlginizi Çekebilir: Kadıköy Suadiye Uzman Psikolog



Yorumlar