Akut Stres Bozukluğu Nedir? Tedavisi Nasıldır?
Hayatımızda bazen öyle anlar yaşanır ki zaman bir anda durur. Bir trafik kazası, doğal afet, şiddet içeren bir olay ya da sevilen birinin ani kaybı. Bu tür travmatik deneyimlerin ardından yaşadığımız yoğun korku, uyuşukluk ve zihnimizden çıkmayan görüntüler çoğu zaman normal bir tepki olarak başlar. Ancak bu belirtiler günlerce hafiflemez aksine gündelik hayatı yaşanmaz hale getirirse karşımızda akut stres bozukluğu olabilir.
Akut Stres Bozukluğu Nedir?
Akut stres bozukluğu kişinin ölümle, ağır yaralanmayla ya da cinsel şiddetle sonuçlanan, sonuçlanma ihtimali taşıyan travmatik bir olaya doğrudan maruz kalması, bu olaya tanık olması ya da yakın birinin böyle bir olay yaşadığını öğrenmesi sonrasında ortaya çıkan bir ruhsal rahatsızlıktır. Belirtiler olaydan hemen sonra başlar, en az üç gün ve en fazla bir ay sürer.
Tanı konulabilmesi için kişide şu belirti gruplarından en az dokuzunun bulunması gerekir:
● Olayın zihinde yeniden yaşanması: İstenmeyen ve rahatsız edici anılar, travmayla ilgili kâbuslar, olayı yeniden yaşıyormuş gibi hissettiren geri dönüşler, hatırlatıcılar karşısında yoğun sıkıntı
● Olumsuz duygudurum: Mutluluk, sevgi ya da doyum gibi olumlu duyguları yaşayamama
● Ayrışma disosiyasyon) belirtileri: Çevresine ya da kendine yabancılaşma, zamanın yavaşlaması, olayın önemli bir bölümünü hatırlayamama
● Kaçınma: Travmayı hatırlatan düşünce, duygu, yer, kişi ve konuşmalardan uzak durma
● Aşırı uyarılmışlık: Uyku sorunları, sinirlilik, aşırı tetikte olma, dikkat dağınıklığı, irkilme
Bu belirtiler kişinin iş, okul ve sosyal yaşamında belirgin bir bozulmaya yol açar. Süre bir ayı aştığında ve belirtiler sürdüğünde tanı, travma sonrası stres bozukluğuna dönüşebilir.
Akut Stres Bozukluğu Neden Olur?
Akut stres bozukluğunun temel nedeni travmatik bir olaya maruz kalmaktır. Ama aynı olayı yaşayan herkeste bozukluk gelişmez. Bu nedenle nedenleri tetikleyici olaylar ve risk faktörleri olarak ikiye ayırmak daha doğru olur.
Tetikleyici Travmatik Olaylar
● Trafik kazaları ve iş kazaları
● Deprem, sel, yangın gibi doğal afetler
● Fiziksel ya da cinsel saldırı, kaçırılma, soygun
● Savaş, terör saldırısı ve çatışma ortamları
● Sevilen birinin ani ve şiddetli kaybına tanık olmak
● Ağır bir hastalık tanısı ya da hayatı tehdit eden tıbbi müdahaleler
● Çocuklukta ya da yetişkinlikte ihmal ve istismar
Riski Artıran Faktörler
● Geçmiş travmalar: Daha önce travma yaşamış olmak
● Ruhsal hastalık öyküsü: Kişide ya da ailesinde depresyon, anksiyete bozukluğu veya TSSB bulunması
● Ayrışma eğilimi: Olay sırasında gerçeklikten kopma yaşamak
● Zayıf sosyal destek: Olay sonrasında yalnız kalmak, anlaşılmamak
● Olayın niteliği: Yoğunluğunun, süresinin ve kişinin kontrol kaybı hissinin fazla olması
● Biyolojik ve kişisel etkenler: Stres hormonlarının düzenlenmesindeki farklılıklar, kadın olmak, olumsuz başa çıkma stratejileri
● Eşlik eden stresörler: Olay sırasında ya da sonrasında yaşanan ek sıkıntılar (iş kaybı, maddi güçlük, yas)
Beyin düzeyinde bakıldığında travma anında amigdala (tehdit algısı) aşırı aktive olurken prefrontal korteks ve hipokampüs bu tepkiyi düzenlemekte zorlanabilir. Bu da kişinin tehlike geçtikten sonra bile alarm modunda kalmasına yol açar.
Akut Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Akut stres bozukluğu belirtileri travmatik olayın hemen ardından başlar ve kişiden kişiye değişebilir. Belirtiler genellikle beş grupta incelenir:
Zihinde Yeniden Yaşama (Müdahaleci Belirtiler)
● Olayla ilgili istenmeyen, tekrar eden ve sıkıntı veren anılar
● Travmayı konu alan kâbuslar
● Olayı yeniden yaşıyormuş gibi hissettiren geri dönüşler (flashback)
● Olayı hatırlatan bir ses, koku ya da görüntü karşısında yoğun sıkıntı ve bedensel tepkiler (çarpıntı, terleme, titreme)
Olumsuz Duygudurum
● Mutluluk, sevgi, keyif gibi olumlu duyguları hissedememe
● Duygusal olarak "donuk" ve uyuşmuş hissetme
Ayrışma (Disosiyatif) Belirtileri
● Çevresine ya da kendine yabancılaşma, "rüyada gibi" hissetme
● Zamanın yavaşladığını veya dünyanın gerçek dışı göründüğünü algılama
● Olayın önemli bir bölümünü hatırlayamama
Kaçınma Belirtileri
● Travmayı hatırlatan düşünce, duygu ve konuşmalardan uzak durma
● Olayla ilişkili yer, kişi ve durumlardan kaçınma
Aşırı Uyarılmışlık Belirtileri
● Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük
● Sinirlilik ve öfke patlamaları
● Sürekli tetikte olma hali
● Dikkati toplamakta zorlanma
● Ani seslere karşı aşırı irkilme
Bu belirtilerin birçoğu travmanın hemen ardından bir ölçüde normal kabul edilebilir. Belirtiler günlük yaşamı, işi, okulu ve ilişkileri belirgin biçimde bozuyorsa profesyonel destek almak gerekir.
Akut Stres Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?
Akut stres bozukluğu tanısı bir psikiyatri uzmanı ya da klinik psikolog tarafından klinik değerlendirme ile konur. Tanı sürecinde genellikle şu adımlar izlenir:
Klinik görüşme: Uzman, yaşanan travmatik olayı, belirtilerin ne zaman başladığını, şiddetini ve günlük yaşama etkisini ayrıntılı biçimde sorgular.
Tanı ölçütlerinin değerlendirilmesi: DSM-5 ölçütlerine göre, travmaya maruz kalma öyküsü bulunmalı ve yukarıdaki belirti gruplarından en az dokuzu görülmelidir.
Süre kontrolü: Belirtiler olaydan sonra en az üç gün, en fazla bir ay sürmelidir. Bir ayı aşan belirtiler için TSSB değerlendirilir.
Ölçek ve testlerin kullanımı: Gerekli görüldüğünde Akut Stres Bozukluğu Ölçeği gibi standart değerlendirme araçlarından yararlanılabilir.
Ayırıcı tanı: Belirtilerin madde kullanımı, ilaç etkisi, tıbbi bir durum (örneğin kafa travması) ya da başka bir ruhsal bozukluk (depresyon, panik bozukluk, uyum bozukluğu) ile açıklanıp açıklanamayacağı araştırılır.
Tanı koyarken uzman belirtilerin kişinin iş, sosyal yaşam ve ilişkilerinde belirgin bir işlev kaybına yol açıp açmadığına da bakar.
Akut Stres Bozukluğu Tedavisi Nasıldır?
ASB tedavisinin amacı belirtileri hafifletmek, kişinin güvende hissetmesini sağlamak ve TSSB gelişme riskini azaltmaktır. Tedavi bireyin ihtiyaçlarına göre planlanır.
Psikoterapi
Tedavinin temelini psikoterapi oluşturur.
● Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi: Travmayla ilgili olumsuz düşünceleri ele alır, kişiyi anılarla güvenli biçimde yüzleştirerek korku ve kaçınma döngüsünü kırmayı hedefler. ASB için en çok kanıtı olan yaklaşımdır.
● Maruz bırakma temelli teknikler: Travmayla ilişkili anılara ve hatırlatıcılara kontrollü ve kademeli biçimde yaklaşmayı içerir.
● Gevşeme ve nefes teknikleri: Aşırı uyarılmışlığı azaltmaya yardımcı olur.
● EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): Travmatik anıların işlenmesini destekleyen bir yöntemdir.
İlaç Tedavisi
Belirtiler ağırsa ya da psikoterapiyi yürütmeyi zorlaştırıyorsa uzman hekim ilaç önerebilir.
● Uyku bozukluğu, yoğun kaygı ve depresif belirtiler için antidepresanlar (özellikle SSRI grubu)
● Kısa süreli ve dikkatle kullanılan uyku ya da kaygı giderici ilaçlar
İlaçlar yalnızca hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Bazı sakinleştiriciler uzun vadede iyileşmeyi olumsuz etkileyebileceği için kendi kendine ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.
Destekleyici Yaklaşımlar
● Psikoeğitim: Belirtilerin neden ortaya çıktığını ve geçici olabileceğini anlamak kişiyi rahatlatır.
● Sosyal destek: Aile ve yakınlarla iletişimi sürdürmek iyileşmeyi hızlandırır.
● Düzenli uyku, beslenme ve hareket: Günlük rutini korumak bedenin stres tepkisini dengelemeye yardımcı olur.
● Alkol ve madde kullanımından kaçınma: Bunlar belirtileri geçici olarak bastırsa da uzun vadede kötüleştirir.
Akut Stres Bozukluğu Kendiliğinden Geçer mi?
Bazı kişilerde belirtiler zamanla bir ay içinde kendiliğinden hafifleyebilir ve kişi eski yaşamına dönebilir. Çünkü travmaya verilen ilk tepkiler çoğu zaman doğal bir uyum sürecinin parçasıdır.Bu yüzden geçer nasılsa diye beklemek yerine belirtiler başladığında bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak en güvenli yoldur.
İlginizi Çekebilir: Suadiye Uzman Psikolog



Yorumlar